(4721 S. K. m. 176, 182)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı tarafların boşandıklarını, Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/453-792 Karar sayılı 16.7.2003 tarihli ilamıyla eski eşi davalı Perihan'ın yoksulluk nafakasının 70.000.000 TL. ye, müşterek çocuk Hasan Can'ın iştirak nafakasının 60.000.000 TL. ye çıkarılmasına ve nafakaların her yıl %30 oranında arttırılmasına karar verildiğini, en son 400,00-TL. yoksulluk, 100,00-TL. iştirak nafakası olmak üzere toplam 500,00-TL. nafaka ödediğini, Antalya Müzesinde memur olarak çalıştığını, kirada oturduğunu, davalının durumunun iyi olduğunu öne sürerek, aylık 500,00-TL. olan nafakanın 300,00-TL. ye indirilmesini ve bundan sonraki nafaka artışlarının TÜFE endeksindeki artışa uygun olarak her yıl %10 artırılarak yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, nafakanın mahkeme kararıyla tesbit edilerek kesinleştiği, yine artış oranının da 2. mahkeme kararı ile tesbit edilip, miktar ve oran indirimi için olağanüstü bir nedenle ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/453-792 karar sayılı ilamıyla hükmettiği %30 nafaka artırım oranı o tarihteki şartlara göre belirlenmiştir.
TMK. nun 176/son ve 182/son maddesinde Hakim, istek halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktar ödeneceğini karar bağlar.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın artırım ya da indirilmesi istenebileceği gibi, mahkeme tarafından belirlenen artış oranı da nafaka miktarı nafaka yükümlüsü yönünden çekilmez hal aldığı takdirde yeniden belirlenmelidir. Yerleşik Yargıtay'ın kararlarına göre de nafakanın gelecek yıllardaki artış oranı tespit edilirken ÜFE endeksinin esas alınması gerektiği benimsenmiştir. O halde mahkemece %30 artış oranının fahiş olduğu gözetilerek, artış oranının yeniden belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy