(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi ve 7.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait 899 ve 898 nolu parselde bulunan meyva ağaçlarını sulamak için hazineye ait 902 nolu parselden çıkan sudan kadimden beri yararlandığını, davalının büyükbaş hayvan besi çiftliği kurduğunu ve burada kullanmak amacıyla bu suyun tamamını hortum ile götürdüğünü, ağaçlarının kurumaya başladığını belirterek davalının suya müdahalesinin önlenmesini ve ağaçlara verilen zarar bedeli 7.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, suyun hazineye ait araziden çıkan genel su niteliğinde bulunduğunu, 62 adet hayvan beslediğini, günlük 5 ton suya ihtiyacı olduğunu ve suyun % 15'ini kullandığını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 902 parseldeki çeşme suyuna davalının müdahalesinin önlenmesine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre dava konusu suyun çıktığı 902 nolu parselin dava dışı hazineye ait olduğu ve suyun genel su niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Genel sudan, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davacı tanıkları ifadelerinde, davacı ve kardeşinin kadimden beri bu su ile bahçelerini suladıklarını, bu sudan başka sulama imkanı olmadıklarını, davalının birkaç yıldır hayvan sulamak için hortum takmak suretiyle devamlı olarak suyu kullandığını beyan etmişlerdir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, davalının 62 hayvan için günlük 3.1 ton suya ihtiyacı olduğunu, bunun 5 saat 56 dakika süreye tekabül ettiğini, geriye kalan 18 saat 14 dakika sürede 9.431 ton suyun 10 günde bir 11 dönüm şeftali bahçesinin sulanması için yeterli olacağını ve davacının bahçesinde kurumaya rastlanmadığını belirtmiş, ek raporda da davacı ve kardeşi M. G.'un aylık su ihtiyacının 310.410 lt olduğunu, dava konusu 902 parselde bulunan suyun 375.840 lt bulunduğunu, geriye 65.430 lt suyun arttığı açıklanmıştır.
Bilirkişi raporunda davacının kardeşi ile birlikte su ihtiyacı açıklanmış, davacının tek başına ne kadar suya ihtiyacı olduğu, tarafların yararlandıkları başka suların bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmadığı anlaşıldığından raporlar bu nedenle hüküm kurmaya elverişli bulunmamıştır.
O halde, daha sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler seçilerek, mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu suyun debisinin ölçülmesi ve tarafların yararlandıkları ya da yararlanabilecekleri başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak ve davacı tarafın kadim hakkı da göz önünde bulundurularak dava konusu suya olan ihtiyaçlarını belirten ayrıntılı rapor alınmalıdır. Rapor sonucuna göre davacının suya ihtiyacı ve kadim kullanma biçimine göre kadim kullanım şeklini değiştirmemek kaydıyla mevcut suyun durumu dikkate alınarak davalının da yararlanacağı bir su rejimi kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacının kardeşi M. G.'un davada taraf sıfatı olmamasına rağmen onun su ihtiyacının hesaplanarak sonuca gidilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy