(4721 S. K. m. 174) (492 S. K. m. 13) (1136 S. K. m. 164) (YHGK. 06.04.2005 T. 2005/3-169 E. 2005/235 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü.
1- Davalı tarafın temyiz itirazları yönünden;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasa ile değişik 427/2 maddesine göre miktar ve değeri 1.400 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olarak verilen kararlar kesindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E. 235 K sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 21.07.2004 tarihinden sonra verilmiş olup hüküm altına alınan yıllık nafaka miktarı 1.400 TL'nı geçmediğinden 01.06.1990 gün ve 1989/3-E, 1990/4-K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
2- Davacı tarafın temyiz itirazları yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder (28.11.1956 gün, 15 E., 15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).
Buna göre, dava tarihinden geçerli olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekirken; kararda nafakanın geçerlik tarihinin gösterilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır (HUMK. md. 388/son).
Öte yandan; ayda 100 TL. nı geçmeyen nafakalara ait davaların harçtan muaf olduğu gözetilmeden harca hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Ayrıca karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9/son maddesine göre, nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden davalı yararına vekâlet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Belirlenen bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile;
1- Hükmün 1.fıkrasındaki kısmen kabul reddi ile sözcüklerinden sonra dava tarihinden itibaren ifadesinin yazılması,
2- Harca ilişkin 2. fıkranın karar metninden çıkartılarak yerine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 5281 Sayılı Kanunla değişik 13/c maddesi gereğince dava harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın davacıya iadesine cümlesinin yazılması,
3- Vekâlet ücretine ilişkin 5. fıkranın karar metninden çıkartılması,
Suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 09.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy