(4721 S. K. m. 176) (YHGK 28.02.2007 T. 2007/3-84 E. 2007/95 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı kadının SSK'lı olarak düzenli gelire sahip bir işte çalıştığı ileri sürülerek aylık 150 TL olan yoksulluk nafakasının kaldırılması; birleşen davada ise yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması istenilmiştir. Mahkemece esas davada iddia sabit görülerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, birleşen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiş hüküm, davalı (birleşen davada davacı) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK. nun 176. maddesine göre; ...irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da tarafların birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hukuk Genel Kurulunun 28.2.2007 tarih ve 2007/3-84 E.- 95 Karar sayılı ilamında da Asgari Ücretle çalışılmakta bulunulması yoksulluğu ortadan kaldıracak bir olgu olarak ta kabul edilmemiştir.
Dosyada elde edilen delillerden; davacı kocanın fotoğrafçı olarak işyerinde çalıştığı, yıllık 5.000 TL kira geliri bulunduğu, özel otomobil sahibi olduğu belirlenmiştir. Davalı kadının ise sigortalı olarak asgari ücret düzeyine yakın (420 TL) ücretle bir mağazada çalıştığı saptanmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay uygulamaları da dikkate alındığında yoksulluğun ortadan kalkmadığı nedeniyle nafakanın kaldırılmasına karar verilip, nafakanın indirilebileceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy