(4721 S. K. m. 176) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı (k.davacı) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işlerinin kötüye gittiğini, ödenmeyen çek ve senet nedeniyle hakkında icra takipleri ve soruşturma evrakları bulunduğunu, geliri kalmadığını belirterek davalıya ödenen 450 TL yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasına veya 100 TL'ye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise karşı dava dilekçesinde, davacının ihaleye fesat karıştırmak suçundan ceza aldığını, şirketinin isim değiştirerek devam ettiğini, davalının maaşının 646 TL olduğunu, yoksulluk nafakasının 450 TL'den 1.000 TL'ye artırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; karşı davanın reddine, asıl davanın ise kısmen kabulü ile 450 TL yoksulluk nafakasının 300 TL'ye indirilmesine karar verilmiş, hükmü davalı (k.davacı) temyiz etmiştir.
Taraflar arasında görülen Muğla 2. Aile Mahkemesinin 2005/494 E.-2007/15 K. sayılı Boşanma dava dosyasında davacının inşaat mühendisi olup, bir dairesi, iki arabası ve 1.000 TL geliri olduğu, davalının ise Üniversite'de memur olup, 564 TL maaş aldığı belirtilmiş ve davacı (k.davalı) Ali vekilinin uygun bir miktar yoksulluk nafakasını ödemeyi kabul ettiğini beyan etmesi üzerine mahkemece tarafların boşanmalarına, davalı (k.davacı) Gamze lehine 450 TL yoksulluk nafakasının tahsiline karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeden 27.3.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
TMK. nun 176/4 md.sine göre; Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Dosya kapsamına göre tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasında davalı (karşı davacı) Gamze'nin Üniversite de memur olarak çalıştığı ve net 646 TL maaş aldığı, davacı (k.davalı) Ali'nin ise şirkette müdür olarak çalıştığı, asgari ücret aldığı, 1.430 TL kira ve 2.350 TL banka kredi taksiti ödediği, ev ve arabası olduğu belirtilmiş ve geliri ile gideri arasında anlamsız bir fark bulunduğu açıklanmıştır. Davacının ortağı olduğu şirketin isim değiştirerek bütün malvarlığının yeni şirkete aktarıldığı, Yapı Kredi Bankasına Temmuz- Aralık 2008 dönemine ait kredi kartı ödemesinin 169.201 TL bulunduğu saptanmıştır.
Bu durumda önceki nafakanın takdir edildiği zamana göre tarafların sosyal ve ekonomik durumunda herhangi bir değişikliğin bulunmadığı ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da nazara alındığında yoksulluk nafakasının azaltılmasını gerektiren sebeplerin oluşmadığının kabulü gerekmektedir. Davacı (K.davalı), ekonomik durumunda olumsuz değişiklikler olduğunu ispatlayamadığından hak ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyet kurallarına uygun hareket etmek zorundadır (MK. md.2). Kaldı ki davacı (k.davalı) nın boşanma davası sırasında da mali yönden aynı durumda olduğu, bunu bilerek davaya konu edilen nafakayı ödemeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi olay ve yasal düzenlemeler karşısında davacı (k.davalı) nın davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy