(4721 S. K. m. 995)
Dava: Esas dava dilekçesinde 21.600 TL. ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Karşılık davada 10.000 TL. faydalı masrafın karşı taraftan faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece ecrimisil davasının reddi, karşılık davanın açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı (k. davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacılara ilişkin taşınmazın haksız işgali sebebiyle davalı tarafın vaki müdahalesinin menine dair mahkeme kararının kesinleştiği belirtilerek 1.1.2004-31.12.2006 dönemi için ecrimisil istenilmiş; mahkemece meni müdahale davasına ait kararın kesinleştiği (.6.2.2007) tarihten öncesi için davalı tarafın iyiniyetli olarak taşınmazı kullandığı böylece istek tarihi itibariyle ecrimisil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacılar adına tapuda kayıtlı olduğu, 1. kattaki daire ile garajın bir kısmının davalı ve eşi tarafından (davacıların rızası ile) bir süre kullanıldığı daha sonra bu rızanın ortadan kaldırıldığına dair noter marifetiyle ihtarname tebliğ edildiği, sonrasında da vaki müdahalenin meni istemiyle dava açıldığı ve ilgili mahkemece haksız elatmanın önlenmesine karar verildiği çekişmesizdir.
Ecrimisil, kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu bir tür haksız fiil tazminatıdır (TMK.md.995). Somut olayda, öncesinde var olan rızaya dayalı davalı taraf kullanımı, bu rızanın geri alındığı ihtar tebliğ tarihi ve hatta onun sonrasındaki elatmanın önlenmesine ait dava tarihi itibariyle haksız ve iyiniyetli olmayan bir elatma vasfına dönüşmekle ve bu husus elatmanın önlenmesine dair kesinleşmiş hükümle belirginleşmiş bulunmakla istek tarihleri 1.1.2004-31.12.2006 itibariyle ecrimisil koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy