(4721 S. K. m. 182, 327)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı:
Temyiz isteminin süresiiçinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; davalı ile gayri resmi olarak karı-koca hayatı yaşadıklarının bu birlikteliklerinden 2 tane müşterek çocukları olduğunu kendisi için aylık 250 YTL yoksulluk nafakası müşterek çocukları için aylık ayrı ayrı 150'şer YTL iştirak nafakası talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacı yönünden boşanma ile sonuçlanmış resmi bir evlilik olmadığından yoksulluk nafakası yönünden reddine; müşterek çocuklar yönünden aylık ayrı ayrı 300'er YTL iştirak nafakasına hükmedilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı, kadın'ın açmış olduğu Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/261-2006/207 karar sayılıanne adı tashihi davasında kendisi ve çocukları için toplam 1.500 YTL nafaka talebinde bulunmuştur. Bu dava dosyasından 25.10.2005 tarihinde tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilen dava dosyamızda davacı kendisi ve müşterek çocuklar için toplam 1.500 YTL nafaka talebinin 27.06.2005 havale tarihli dilekçesi ile kendisi aylık 250 YTL yoksulluk, müşterek çocukları için ayrı ayrı 150'şer YTL iştirak nafakası talep ettiğini belirtmiştir.
Davalı (baba) 28.11.2005 tarihli celsede: davacı (kadın)'ya nafaka vermeyeceğini müşterek çocuklara yalnız 200 YTL nafaka verebileceğini imzalı beyanı ile tasdik etmiştir.
Nafakanın niteliğine göre talep aşılabilir ise de tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği günün ekonomik koşullarıve özellikle müşterek çocukların yaşları, nazara alındığında fazla miktarda nafakaya hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
Mahkemece, MK.nun 4. Maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözönünde bulundurulmalı, davalının kabul beyanı, ve çocukların ihtiyaçlarıda nazara alınarak uygun bir miktar iştirak nafakasına hükmedilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy