(4721 S. K. m. 4, 186)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak davacı eş kadın için 200 YTL, davacı yanında kalan müşterek küçük çocuk B. için aylık 200 YTL tedbir nafakası talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davacı eş (kadın) yönünden çalışarak gelir elde ettiği, nafakaya muhtaç olmadığı gerekçesiyle reddine, müşterek çocuk yönünden ise davanın kısmen kabulü ile aylık 100 YTL tedbir nafakasına hükmolunmuş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delillerle ve kurulan hükme göre çocuk için hükmolunan tedbir nafakası yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Bu yönden hükmün onanması gerekmiştir.
Davacı kadın yönünden ise;
TMK 197.maddesine göre ayrı yaşamada haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası talebinde bulunabilir.
Eşler evlilik birliğinin giderlerine emek ve malvarlıkları ile birlikte güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK 186/son). Bu nedenle tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği davalı koca evlilk birliğinin giderine gücü oranında katılmalıdır. Davacı kadının belirli bir gelirinin bulunması, hatta gelirinin kocasının gelirinden daha fazla olması davalı kocaya ortak giderlere (elektrik, telefon, su, kira, yakıt parası vs.) katılma yükümlülüğünden tamamen kurtarmaz. Bu durum sadece nafakanın takdirinde nazara alınır. Bu nedenle davacı kadının gelirinin bulunması tedbir nafakasına mani değildir.
Hakim eşlerin evlilik birliği içerisindeki hayat seviyelerini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar nazara alındığında somut olayda; tüm dosya kapsamına göre davalı koca başka bir bayanla yaşamaktadır. Davacı eşine karşı sadakat yükümlülüklerine aykırı davranmıştır. Davacı kadın ayrı yaşamakta haklıdır. Ayrı yaşamakta haklı olan davacı için TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak uygun bir miktarda tedbir nafakasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde davacı kadın yönünden davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy