(4721 S. K. m. 176, 178)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile boşandıklarını, kendisi için aylık 2 YTL yoksulluk nafakası bağlandığını, aylık 1000,00 YTL olarak belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bir yıllık zamanaşımının geçtiği gerekçesi ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, boşanma davası sırasında bağlanan nafakanın niteliğinin tedbir nafakası olduğu ve bu davanın TMK 178. maddesinde düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen boşanma davasında mahkemece 19.09.1995 tarihinde boşanmalarına, davacı için aylık 2.000.000 TL tedbir nafakasının tahsiline kararın kesinleşmesini müteakip davacı için yoksulluk nafakasına dönüştürülerek devamına karar verilmiş ve bu hüküm 06.11.1995 tarihinde kesinleşmiştir.
TMK.nun 176/3-4.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya yoksulluk nafakası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılabilir veya azaltılmasına karar verilebilir.
O halde mahkemece, davanın esasına girilerek, dava konusu edilen hususlar incelenerek ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy