(4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 182, 328, 329, 331)
Dava: Dava dilekçesinde 7000-YTL.nın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, tarafların Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.4.1997 tarihinde kesinleşen 1997/28 E.-374 K. sayılı ilamı gereği boşandıkları boşanma sonucunda müşterek çocuk 25.10.1989 doğum tarihli E. Ö.in velayetinin davalı anneye verildiği ve müşterek çocuk için aylık 5.000.000-TL.(şimdiki 5-TL.) iştirak nafakasına hükmolunduğu, ancak, müşterek çocuğun velayeti davalı anneye bırakılmasına rağmen, davalı anne çocuğa bakmayıp boşanma sonrasında çocuğu davacı babanın yanına bıraktığı, müşterek çocuğun boşanmadan itibaren reşit oluncaya kadar tüm bakım ve giderlerinin davacı (baba) tarafından karşılandığı, bu süre zarfında davalının çocuk için hiçbir katkısının bulunmadığı ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak müşterek çocuk için şimdilik 7000-TL.katkı payının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davacı baba boşanma ile velayet hakkı davalı anneye verilen müşterek çocuğun kendi yanında kaldığı, çocuğun bakım ve giderlerinin kendisi tarafından karşılandığını ileri sürerek 7000-TL.nın davalıdan tahsili isteminde bulunmuş ise de, dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan alacak davası niteliğinde olup, çekişmenin borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemelerde çözümü gerektiği bu nedenle görevli mahkemenin Aile Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/288 Esas-374 K. Sayılı ilamı ile boşanmalarına karar verilmiş, müşterek çocukları E. Ö.'in velayetinin de davalı anneye verilmiş olduğu, 5000-TL. (Şimdiki 5 TL.) çocuğu için iştirak nafakasına hükmolunmuş, hükmün 1997 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair 4787 sayılı yasanın 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
Somut olayda ise, taraflar arasında kesinleşen boşanma dosyası, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi davadaki istem, boşanmada velayeti davalı anneye bırakılan müşterek çocuğun boşanmadan sonra reşit olmasına kadar davacı baba yanında kaldığı bu zamana kadar ki tüm bakım ve diğer giderlerinin davacı tarafından karşılandığı, davalı annenin de gücüne göre bu giderlere katılmak zorunda olduğu halde hiçbir katkıda bulunmadığı ileri sürülerek 7000-TL.katkı payının davalıdan tahsili istenmiştir. Bu durumda davanın (alacağın) konusu, TMK.182, 328, 329 ve 331 maddelerinden kaynaklanan iştirak nafakası yükümlülüğüne ilişkindir. Dolayısıyla "Aile Hukukuna" girmektedir, Alacak Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre bu davanın 4787 sayılı yasanın 4.maddesine göre Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle davanın esasına girilerek sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy