(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dilekçesinde; ödenmekte olan tedbir nafakasının artırılarak, kendisi için aylık 240-YTL.den 300-YTL.'ye; her bir çocuk için (3.çocuk) aylık 120-YTL.den 200-YTL.ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek; kadın için ödenmekte olan aylık tedbir nafakası 270-YTL.'ye, her bir çocuk için ise 150-YTL.'ye yükseltilmiştir.
Davalı, temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin usulüne uygun kendisine tebliğ edilmediğini iddia etmektedir. Gerçekten de, dosyanın incelenmesinde; davalıya duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edilmediği görülmüştür.
HUMK'.nun 73.maddesine göre "Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim, her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez."
Mahkemece, taraflar usulüne uygun olarak çağrılıp taraf teşkili sağlanmadan; yasaya aykırı olarak, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan; müşterek çocuklardan G.'ye velayeten anne tarafından dava açılmış ise de, küçüğün dava tarihinde reşit olduğu anlaşılmaktadır. Davacı annenin reşit olan çocuğuyla ilgili artırım davası açamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy