(634 S. K. m. 17, Ek m. 1) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde 22.459,00 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkilinin yöneticisi bulunduğu A. Evleri 18978 ada, N. Sokak A2 Blok apartmanının 2/A nolu dairesinin 1/2 paylarla malikleri olduğunu, dava konusu binanın inşaatının 2003 yılı Kasım ayı itibariyle 2/3'ünden fazlasının fiilen kullanılmaya başlandığını, 2003 Kasım'ında kat malikleri kurulunun toplandığını ve bu toplantıya davalılarında iştirak ettiği, ana taşınmazın bulunduğu mahallin büyük bir site olduğundan ayrıca bir üst yönetimin mevcut olduğunu, bu üst yönetimin kararları da dikkate alınarak aidat belirlendiği, davalıların başından itibaren aidat ödemedikleri gibi taşınmazı fiilen kullanmadıkları ve satacaklarını beyanla ödemeyeceklerini beyan ettiklerini, 9.015,00.-YTL anapara ve 13.444,00.-YTL gecikme zammı olmak üzere toplam 22.459,00.-YTL borçlarının bulunduğu ileri sürerek, ana paraya dava tarihinden itibaren işleyecek aylık % 10 gecikme zammı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, ana taşınmazın tek parsel üzerinde kurulu olduğu ve dava konusu taşınmazda kat irtifakının kurulu olduğu, dava 634 Sayılı Kanun hükümlerine tabi olmakla Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu günden bahisle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanabilmesi için, ana taşınmazda kat mülkiyetine geçilmiş olması ya da anılan yasanın 17. maddesinde açıklandığı üzere kat irtifakı kurulmuş olup yapının fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerinin 2/3'nün fiilen kullanılmaya başlanılmış olması gereklidir. Her iki halde de yapı veya yapıların tek bir parsel üzerinde bulunması zorunludur. Oysa davada birden çok parsel üzerinde kurulu sitede blok ve site üst yönetiminin aidatlarının tahsili istenmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü genel hükümlere tabi bulunmaktadır.
Mahkemece; uyuşmazlığın niteliği, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek 1. maddesi ve HUMK'nun 8. maddesi dikkate alındığında alacağın miktarı itibarıyla davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılması için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy