(818 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 8, 74)
Dava: Dava dilekçesinde kiralananın iktisabının muvazaalı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 01/07/1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile Salih Ahmet'in kiracısı iken taşınmazın mülkiyetinin zaman içersinde el değiştirdiğini, en son malikinin davalı olduğunu, önceki el değiştirmeleri muvazaalı olarak kendisinin kiralanandan tahliyesi amacıyla yapıldığını beyan ile iktisabın muvazaalı olduğuna dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; satışların muvazaalı olmadığını, müvekkilinin rayiç değer ile taşınmazı iktisap ettiğini, davacının tahliye davasında ileri sürebileceğini, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyan ile davanın reddine karar verilemesini istemiştir.
Mahkemece, davacının taraf olmadığı bir sözleşmenin muvazaalı olduğunu tespit isteme hakkı bulunmadığından, eda davası içerisinde bu savunmasını ileri sürebileceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK 74 ve devamı maddeleri gereği, hukuki nitelendirme hakime ait bir görevdir.
Dava; iddia, savunma ve dosya içeriğine göre bir bütün olarak değerlendirildiğinde kiralananın satışının muvazaalı olduğunun tespiti davası olup, HUMK'nun 8/II/1.maddesince davanın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmıştır. Bu hükme göre icra sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, aktin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla açılmış kira alacağı, tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.
Dava yukarıda belirtilen niteliği itibariyle kira sözleşmesine dayanan bir tespit davası sayılmayıp, el değiştirmenin muvazaalı olduğunun tespitidir.
O nedenle de anılan maddede açıklanan işlerden hiçbirisine dahil değildir. Davanın niteliği itibariyle görevli mahkeme dava konusu taşınmazın değerine göre belirlenmelidir. Dava tarihi itibariyle, HUMK 8/1 maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin parasal olarak görev sınırı 6.330,00 YTL'dir. Davanın değeri nazara alındığında Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle görev yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy