(YHGK 21.02.2001 T. 2001/2-162 E. 2001/185 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, protokolle aylık 250-YTL. olan yoksulluk nafakasının davalının asgari ücretle çalışmaya başlaması ve davacının yeniden evlenmesi ve bu evlilikten 1 çocuk sahibi olması nedeniyle kaldırılması ve aynı protokolle, müşterek çocuklarına bağlanan toplam 500-YTL. iştirak nafakasının 150-YTL. indirilmesi istenilmiş, mahkemece; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına yönelik talebin kabulü müşterek çocuklara ilişkin iştirak nafakasının indirilmesi talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK.nun 176/3-4.maddesine göre: "irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat ve nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortada kalkması yada haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verebilir."
Somut olayda, davalının halen tekstil fabrikasında asgari ücretli olarak çalıştığı tesbit edilmiştir.
Davacı boşanmayı sağlayabilmek için protokolle nafaka vs. Yükümlülükleri üstlendiğine ve tarafların durumlarında sonradan olağanüstü bir değişiklik de meydana gelmediğine göre sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince nafakanın kaldırılması istenemez. Kaldı ki, asgari ücretin miktar itibariyle yoksulluğu ortadan kaldırmadığı da HGK.'nun 21.02.2001 gün 2-162 E.-185 K.sayılı ilamında kabul edilmiştir.
Bu durumda davanın yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi yönünden reddi gerekirken istemin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy