(4721 S. K. m. 364)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, 200,00 YTL yoksulluk nafakasının artırılması ve reşit olan davacı (erkek çocuğu)'nın özürlü olması nedeniyle ihtiyaçlarını karşılayamadığı ileri sürülerek aylık 200,00 YTL yardım nafakası talep ve dava edilmiş, mahkemece, davaların kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının artırılarak aylık 250,00 YTL'ye çıkarılması ve müşterek çocuk için 150,00 YTL yardım nafakası tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK'nun 364.maddesine göre "herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür."
Hukuk Genel Kurulunun 7.6.1988 gün 656 E,688 K. sayılı ilamında da "... yeme, giyinme, barınma, sağlık ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..."yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumu hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır.
Dosyada elde edilen delillerden; davacı çocuğun 1973 doğumlu olup, evli olduğu, markette çalıştığı, 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile TMK.nun 419. maddesi uyarınca hastalığı nedeniyle anne ve babasının velayeti altına alındığı,
Davalı babanın ise; emekli polis olup, 668,00 YTL emekli maaşının olduğu, ek iş yaparak gelir elde ettiği iddia edilmiş ise de bu hususu reddettiği, şeker hastası olduğu davacı eşe de nafaka verdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; tarafların ekonomik durumuna ilişkin deliller tam ve sağlıklı olarak toplanmalı, davalı babanın varsa tüm gelir ve mal varlığı tam olarak tesbit edilmeli, davacı çocuğunda herhangi bir yerde çalışıp yoksulluktan kurtaracak düzeyde gelir elde edip etmediği ve Devletten maaş alıp almadığı ilgili yerlerden araştırılarak tesbit edilmeli, şayet davacının (çocuğun) bir gelirinin bulunmadığı anlaşıldığı taktirde; davalı babanın da elde ettiği gelirine göre hakkaniyete uygun bir miktar yardım nafakasına hükmolunmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy