(4721 S. K. m. 4, 176, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile, tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları aralarında yaptıkları protokol gereğince müşterek çocukları ilköğretim öğrencisi Nazmi için davalının ödemekte olan 50 YTL iştirak nafakasının yetersiz kaldığı iddia ederek aylık nafakanın 150 YTL yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece enson hükmedilen nafaka karar tarihi ile eldeki dava tarihi arasında yaklaşık 15 ayın geçtiği bu süre içinde DİE açıklanan ÜFE ve TÜFE oranlarında büyük artışların olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
TMK'nun 331.maddesinegöre "durumun değişmesi halinde hekim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler
" aynı şekilde176.maddesi uyarınca, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp azaltılabilir.
Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için kesin bir zaman diliminin geçmesi aranmamıştır. Ayrıca her davanın açıldığı tarihteki koşullarda değerlendirilmesi esastır.
Somut olayda artırılması istenen önceki nafaka 09.11.2006 tarihli protokole göre takdir edilmiş olup, iş bu davanın açıldığı 21.01.2008gününe kadar geçen yaklaşık 15 ay içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında değişme olduğu açıktır. Bunun aksinin düşünülmesi hayatın olağan akışına aykırı olup kabulü imkansızdır. Kaldı ki bu süre içinde çocuğun yaşı ve eğitim düzeyine göre ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Böylece nafakanın TMK'nun4.maddesinde vurgulanan "hakkaniyet" ölçüsünde bir miktar artırılması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy