(4721 S. K. m. 176)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kadının boşandıktan sonra sigortalı işe girmesi nedeniyle davalıya ödenmesine karar verilen 150-YTL. yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; davalının düzenli bir geliri olan işe girdiğini, sosyal güvenceye kavuştuğunu ve yoksulluktan kurtulduğunu belirterek davanın kabulü ile 150-YTL. yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
TMK.nun 176/5.maddesine göre; "Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir".
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür(eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. Asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasına engel değildir.
Taraflar arasında görülen boşanma davası sonucunda, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren aylık 150-YTL. yoksulluk nafakasının davalı kadına verilmesine karar verilmiş ve hüküm 2.Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 25.1.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı(kadın), boşanma davası sırasında bir işte çalışmamaktadır. Dosya kapsamına göre 1.12.2007 tarihinde alışveriş merkezinde sigortalı asgari ücretle işe başladığı ve davanın ise 8.2.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davalının asgari ücret düzeyinde aldığı maaş ile 150-YTL. nafaka gelirine sahip olması davanın açıldığı tarihteki ekonomik şartlara göre onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Davacı (koca)nın ise elektrik ustası olup, boşanma davası sırasında kendisine ait dükkanı varken, sonradan sabit bir işi olmadığı ve gündelik işler yaparak gelir elde ettiği belirtilmiş ise de bu durum onun nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz, ancak nafakanın miktarının tayininde etkili olabilir.
Mahkemece; dava tarihindeki şartlara göre davalının yoksulluğunun sona ermediği gözetilerek davacının nafakanın kaldırılmasına yönelik açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy