(1086 S. K. m. 162)
Dava: Dava dilekçesinde davalıya 3.640-YTL. borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş olup, red kararı davacı vekilince temyiz edilmektedir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının birikmiş nafaka alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, ancak davacının nafaka borcu bulunmadığını belirterek, 3.640-YTL. borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, mahkemece 18.11.2008 tarihli ek kararla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekiline 24.10.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 3.11.2008 tarihinde harç yatırılmak suretiyle temyiz talebinde bulunulmuştur. HUMK.nun 162.maddesine göre "...sürenin son günü tatile tesadüf ederse tatilin ertesi günü hitam bulur".
Davacı tarafın 8 günlük temyiz süresinin sonu 1.11.2008 tarihi olup, Cumartesi gününe denk geldiğinden temyiz süresi 3.11.2008 tarihine uzamakla, temyiz süresinde olduğundan, mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair karar kaldırılarak işin esasının incelenmesine geçildi:
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Kapsamındaki Aile Hukukundan Doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
Nafaka borcunun bulunmadığı ileri sürülerek açılan menfi tespit davasında borcun sebebinin nafaka yükümlülüğü olması itibariyle 4787 sayılı Yasada anılan "Aile Hukukundan doğan dava" olarak nitelendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan hususlar karşısından mahkemenin görevli olmadığı düşünülmeksizin işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy