(4721 S. K. m. 175)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi, istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının davalı ile evli olup, boşandıklarını, mahkeme kararı ile davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, ancak davalının çalışmaya başladığını ve gelirinin bulunduğunu beyan ederek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ve yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karar davalı tarafından temyiz edilmiş, yerel mahkeme tarafından da temyiz süresinin geçtiği gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Nafaka davaları, adli tatil süresince görülen işlerden olup, adli tatilde de temyiz süresi işlemektedir.
Bu itibarla dairemizin 15.1.2008 tarih, 18953-283 sayılı kararı ile sehven temyiz süresinin geçmediği kabul edilip, temyiz talebinin reddine ilişkin mahkemenin 24.9.2007 tarih ve 2006/577 esas, 2007/586 karar sayılı red kararı kaldırılıp, işin esasının incelenmesi neticesinde karar bozularak mahalline iade edilmiş, yerel mahkemece, bu bozma kararımıza uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar bozma kararına uyulmakla, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak meydana gelmiş olabileceği düşünülür ise de, davalının temyiz süresini geçirmiş olduğunun temyiz incelemesi sırasında görülmemiş olması maddi hatadan ileri gelmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, maddi hatanın varlığı halinde, bu maddi hata sonuca etkili bir nitelik taşımakta ise maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmakla usuli kazanılmış hak meydana gelmez.
Yerel mahkeme tarafından verilen ilk kararda, kararın davalıya tebliğ tarihi dikkate alındığında, temyiz süresi geçmiş olmakla ve yerel mahkemece verilen, yukarıda tarih ve numarası bildirilen, temyiz talebinin reddine ilişkin karar yerinde bulunmaktadır.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, ilk bozma kararımıza uyulması usuli müktesep hak kabul edilmeyerek, yerel mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin 12.02.2009 tarih ve 2008/1303 E. Ve 2009/122 K. sayılı kararın bozulmasına ilişkin kararın kaldırılarak (peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,) 24.09.2007 tarih ve 2006/577 E.2007/586 K. sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, 09.06.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy