(4721 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı tarafların anlaşmalı boşandıklarını, müşterek çocuk G.'in velayetinin anneye verildiğini ve aylık 100 YTL iştirak nafakası bağlandığını, boşanma davası sırasında tarafların çalıştığını, boşanmadan sonra davacının 15.8.2008 tarihinden itibaren işten ayrıldığını, 2 tarafın da yeniden evlendiğini, çocuğun ihtiyaçlarının arttığını, boşanma hükmünün C maddesinin 4 ve 6 nolu bentlerinin nafakaya ilişkin hükümlerinin kaldırılarak, nafakanın günümüz koşullarına uyarlanması ve aylık 500 YTL'ye çıkartılmasını istemiştir.
Davalı, anlaşmalı boşanma şartlarına uyulması gerektiğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece tarafların serbest iradeleriyle enflasyon oranında artırılacağı hükmü ile boşanma davasının bitirildiği ve kararın kesinleştiği (14.11.2005) bu hükmün kaldırılamayacağı, enflasyon (her yıl ÜFE oranında) oranındaki artışın tarafların ekonomik durumlarına mütenasip düştüğünden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada tarafların boşanma davasında kararlaştırdıkları müşterek çocuk için 100 YTL iştirak nafakasının her yıl enflasyon oranında arttırılacağı, her yıl DİE tarafından açıklanan ÜFE oranında artırılacağı hükme bağlandığı ileri sürülerek çocuğun ihtiyaçları arttığından nafaka miktarı ve artış oranının günümüze uyarlanması istenilmiştir.
Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar, değişen bu koşullar karşısında MK'nun 2.maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyemezler.
Boşanma kararından sonra davacının işten ayrıldığı ve evlendiği, davalının da memur olup yeniden evlendiği eşinin de çalıştığı gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak koşulu ile nafakanın ulaştığı miktarın uyarlanması gerekirken, mahkemece tarafların boşanma davası sırasındaki ekonomik durumlarının ters oranda değiştiğinin gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy