(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalının 01.01.2005 tarihinden beri SSK.lı olarak çalıştığı, düzenli maaş aldığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek, davalı lehine hükmedilen 150 YTL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece davalının asgari ücretle çalıştığı ve yoksulluk durumunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
TMK.nun 176. maddesine göre yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iraden artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında "asgari ücretle çalışılmakta bulunulması" yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (HGK.nun 07.10.1998 gün ve 1998/2-656 E. ve 1998/668 K. , 26.12.2001 gün ve 2001/2-1158 E. ve 2001/1185 K. sayılı kararı gibi)
Yine Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2007 gün ve 2007/3-84 E.-95 K. sayılı kararında da "Asgari ücretle çalışılmakta bulunulması, yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir. Bu durum ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda davalının asgari ücretle işçi olarak çalıştığı sabittir. Ancak, yukarıda bahsi geçen Hukuk Genel Kurulu kararları dikkate alındığında yoksulluğunun ortadan kalkmadığı gözetilerek, sonradan elde ettiği gelirle orantılı olarak nafaka miktarında hakkaniyete uygun bir indirimle hüküm tesisi gerekirken, davanın tümden kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy