(4721 S. K. m. 174)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 01.12.2006 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıklarını, davalı lehine 120,00 YTL yoksulluk nafakası bağlandığını, davalının müvekkilini satırla öldürmeye teşebbüsten yargılanıp hüküm giydiğini beyanla yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; boşanma davasında eşlerin eşit kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin geçimini temin edecek hiç bir geliri olmadığını, ceza yargılaması ve mahkumiyetin boşanma davasında değerlendirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kadının eşe karşı müessir fiil suçunu işlediği ve boşandığı tarih gözetilerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 175 md. göre, "boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir."
Boşanma davasında; davalı kadının, davacı kocayı satırla yaraladığı, adam öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandığı ancak eylemin satırla müessir fiil olarak nitelendirilerek 2 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu hususları ile kocanın eylemleri de sıralanarak, davacı ve davalı tarafın eşit kusurlu oldukları ve davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçe gösterilerek tarafların boşanmalarına ve kararın kesinleşme tarihinden itibaren kadın lehine 120.00 YTL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karar 2. Hukuk Dairesince onanarak 01.12.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Yoksulluk nafakası karara bağlandıktan ve kesinleştikten sonra, yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılması (kaldırılması) davasında yeniden kusur araştırması yapılamaz. Artık yoksulluk nafakasının sona erme koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği (TMK.nun 176.mad.) incelenmelidir.
Mahkemece davalı kadının eşe karşı müessir fiil işlediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi açıklanan nedenlerle doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy