(4721 S. K. m. 175)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların uzun süreden beri evli olduklarını ve 1996 doğumlu Kemal isminde müşterek çocuklarının bulunduğunu, İstanbul'da oturduklarını son bir yıldır davalı eş kocanın evlilik birliğinin gereklerini yerine getirmediğini, davalının davacı eşine şiddet uygulamaya başladığını, en son olarak ta bir tartışma sırasında yine davalının davacıya şiddet uyguladığını, davalının kayın pederi olan müvekkilinin babasını arayarak "gelin kızınızı götürün" dediğini, bunun üzerine müvekkilinin babasının İstanbul'a gelerek 07.03.2006 tarihinde müvekkilini ve torununu Antalya'daki baba evine götürdüğünü tarafların halen ayrı yaşadıklarını, ayrı yaşamda haklılıktan dolayı davacı ve davacı yanında kalan müşterek çocuk için 500'er TL toplam 1000 TL tedbir nafakasına hükmolunması talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; müşterek çocuk yönünden, çocuğun babasının yanında kaldığından bahisle reddine, davacı eş yönünden ise, ayrı yaşamda haklılık olgusu ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekil tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delillerle ve kurulan hükme göre çocuk yönünden verilen hükümde bir isabetsizlik yoktur. Hükmün bu bölümünün onanmasına. Davacı eş kadın yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Davacı tanıklarından davacının babası İbrahim'in mahkemedeki beyanında "...davalı beni arayarak gelin kızınızı alın dedi bende gidip kızımı aldım Antalya'ya getirdim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Diğer tanık (kardeş) M.'in mahkemedeki beyanında "...Eniştem bizi aradı gelin kızınızı götürün dedi bizde gidip ablamı aldık Antalya'ya getirdik..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanıklarının (B. K. ve R. T.'in) beyanları da görgüye dayalı olmayıp, duyuma dayalı olduğu sebep ve saiki açıklanmayan soyut beyanlar olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı şekilde tüm dosya içeriğine göre evlilik birliği davalı eş koca tarafından sonlandırılmıştır. Davacı kadın ayrı yaşamakta haklıdır. Ayrı yaşamakta haklı olan davacı eş kadın için hakkaniyete uygun bir miktarda tedbir nafakasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme sonucunda davacı kadın yönünden de davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy