(1136 S. K. m. 174) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde ve birleşen dava dilekçesinde 5000,00'er TL'lik takiplere vaki itirazın iptali, % 40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçeleri ile; müvekkilinin davalılar ile ayrı ayrı vekalet ücreti sözleşmesi yaptığını, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince süresinde ücretleri ödenmediğinden 5. ve 6. duruşmalarda davalıları temsilden feragat ettiğini beyanla davalılar aleyhine yaptığı icra takiplerine yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamını ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini dava etmiştir.
Davalı ...... duruşmadaki imzalı beyanı ile; davacı ile 3000,00 YTL'ye anlaştıklarını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, sözleşmeyi okumadan imzaladığını, anlaştıkları parayı en kısa zamanda ödeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ...... ise; neye imza attığını ve miktarı bilmeden sözleşmeyi imzaladığını, davacının ceza davaları bitmeden çekildiği için parayı hak etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile maktu vekalet ücreti 450,00 YTL asıl, 19,00 YTL faiz üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile her bir davalının ayrı ayrı 27.09.2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığı, davalıların birbirlerine kefil oldukları, bu sözleşmelerle davacının, davalıların Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/292 E. sayılı dosyasında vekilliklerini üstlendiği, bu işten dolayı belirlenen 5000,00'er YTL vekalet ücretinin 15.10.2006 tarihinde defaten ve nakten ödenmesi gerektiğinin düzenlendiği, davalıların sözleşmede belirlenen sürede ödeme yapmadıkları için davacının ceza mahkemelerindeki 5. duruşmadan sonra davalıları temsilden feragat ettiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 174/son maddesi gereğince "Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat işe başlamakta zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek sorumluluk iş sahibinindir. Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarının yerine getirilmemesinden dolayı avukat işi takip etmek ve sonucunu elde etmekten mahrum kalırsa sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır."
Somut olayda davalılar, Avukatlık ücret sözleşmesindeki imzalarını inkar etmedikleri gibi, sözleşmelerde belirlenen tarihte ücreti ödediklerini de kanıtlayamamışlardır.
O nedenle uyuşmazlığın çözümü Av. kanununun 174/son maddesi çerçevesinde olacaktır. Taraflar arasında geçerli bir ücret sözleşmesi bulunduğuna göre ihtilafın bu sözleşme hükümleri nazara alınarak çözümlenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de; davalı ......'un, davasının kısmen kabulüne ilişkin imzalı beyanı nazara alınmadan hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)