(4721 S. K. m. 995) (818 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Dava dilekçesinde 10.000,00 lira ıslah ile 25.000,00 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin muris muvazaası nedeniyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesinden ötürü hissedarı oldukları taşınmazların tamamını kullanan davalıdan hisselerine isabet eden 10.000.000.000 TL (ıslah ile 25.000.000.000 TL) ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu iptali-tescil davasının henüz kesinleşmediğini, 5 yıllık zamanaşımı sözkonusu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, muvazaa hukuksal sebebine dayalı tapu iptali tescil davasının 15.10.2003 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise daha önce açıldığı, tapunun iptale kadar geçerli olduğundan bahisle davanın reddine dair verdiği hüküm, Dairemizin 05.05.2005 tarih 2005/4408 E. 5092 K. sayılı kararı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu toplam 29.042,00 YTL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile dava konusu müddeabihin değerini 10.000,00 YTL dan 25.000,00 YTL'ye çıkarmasına rağmen, mahkemece, davacının talebini aşmak suretiyle ve HUMK' nun 74. maddesine aykırı olacak şekilde 29.042,00 YTL ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacılar dava konusu 1 ve 2 nolu meskenlerde 1/3'er oranında hissedar olup, bu taşınmazların getireceği ecrimisil tutarından payları oranında hesaplanacak miktara hükmedilmesi gerekirken bunlarla ilgili ecrimisil tutarının tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy