(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili 18.06.2008 tarihli dava dilekçesi ile; tarafların Burdur Aile Mahkemesi'nin 2006/380-371 E.K. sayılı ilamı ile boşandıklarını, davalı lehine 500,00 TL. yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının SSK'dan emekli olup aynı zamanda Burdur 2. Noterliği'nde çalıştığını, iki yerden maaş aldığını, müvekkilinin ise Burdur Belediyesi'nden emekli olduğunu, gerek emekli ikramiyesi gerekse maaşı hacizli olup eline bu nafakayı ödeyecek para bile geçmediğini, başkaca bir geliri bulunmadığını, davalının ekonomik durumu göz önüne alınarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; boşanma davasında protokol gereğince müvekkili için aylık 500,00 TL. nafaka ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini ve boşanmanın da bu şartlar dahilinde gerçekleştiğini, davacının nafakanın kaldırılması davası açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, boşanma tarihinden bugüne kadar davacının maddi varlığında azalmadan ziyade artış olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, İspatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK. 176/3. maddesinde, yoksulluk nafakasının, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılacağı hükme bağlanmıştır.
TMK.nun 176/4. maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya yoksulluk nafakası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılabilir veya azaltılmasına karar verilebilir.
Somut olayda, davalının SSK'dan emeklilik tarihi, noter yanında çalışmaya başladığı tarih, sahip olduğu gayrimenkulü edinme tarihi ile davacının emekli olduğu tarih ve maaşındaki hacizlere ilişkin borçlanma sebepleri ilgili yerlerden sorulmak suretiyle araştırılarak, sonucuna göre davalının yoksulluğunun ortadan kalkıp kalkmadığı ve davacının ekonomik durumunun değişip değişmediğinin değerlendirilmesi ve buna göre hüküm kurmak gerekirken, yetersiz araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisiisabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek. halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy