(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde 3.851,23 YTL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine Hatay 1. İcra Müdürlüğünün 2008/2069 esas sayılı takip dosyası ile 3.851,23 YTL alacak için icra takibi başlattıklarını, borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine yaptığı itirazının iptali ile %40'tan aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış ve yazılı herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının davalının sahip olduğu Defne Online'a yaptığı ödemelerin davalı tarafından bankaya yatırılmadığı davacının yeniden ödeme yaptığı, bankadan gelen cevabi yazıda da kimin tarafından yatırıldığının bilinmediğinin bildirilmesi üzerine, takip konusu fazla ödeme ile sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre davacının alacağı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacağın tahsilinin temini için, takibe vaki haksız itirazın iptali davasıdır.
TMK. 6. maddesi gereğince; Kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Buna göre ispat yükü önce davacıdadır. Davacı, davalının sahip olduğu Defne Online'a yaptığı ödemelerin davalı tarafından bankaya yatırılmadığını, bu nedenle yeniden ödeme yaptığı iddia etmiş ve iddiasını Defne Online'a ve bankaya yaptığını ödeme belgelerine dayandırmıştır.
Davalı duruşmaya gelmediği için davayı reddetmiş kabul edilmelidir. Bu durumda, davalının mükerrer ödemeden sorumlu kabul edilebilmesi için, ödemeyi kabul eden Defne Online'ın sahibi olduğunun saptanması, ya da ödeme belgelerindeki imzanın davalıya ait olduğunun ispat edilmesi gerekir.
O halde, mahkemece davalı isticvap edilerek ödeme belgelerindeki kurumun veya imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, aidiyeti kabul ederse, istenen alacak hakkında bilirkişi ile inceleme yapılarak talep edilebilecek miktarın belirlenmesi, kabul etmezse ilgili yerlerden öncelikle kurum yetkilisinin saptanması, ayrıca imzanın davalıya ait olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy