(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı boşanma kararı ile birlikte hükmedilen 100.00 YTL yoksulluk nafakasının ağırlaşan sosyal ve ekonomik şartlar göz önüne alındığında ihtiyaçlarını karşılamadığını öne sürerek, aylık 350.00 YTL'ye yükseltilmesini istemiştir.
Davalı (karşı davacı), davacı (karşı davalı) nın sigortalı olarak çalıştığını bildirerek açılan davanın reddini, maaşının geçimini sağlamaya yetmediğini ileri sürerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 175.maddesinde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir, 176/IV. maddesinde ise, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği hükmü getirilmiştir.
Nafaka miktarının değiştirilmesi yada kaldırılması isteklerinin, gelişip değişen şartlar ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi icap eder.
HGK.nun 7.10.1998 gün, 1998/656-688 sayılı ilamında "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür(eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi vurgulanmıştır. Ayrıca, HGK.nun yerleşik kararlarında, "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" yoksulluk nafakası bağlanmasına engel kabul edilmemiştir.
Davada davacı (karşı davalı kadın) ın temizlik şirketine 01.01.2008'de işe başladığı 503.00 YTL ücret aldığı işten her zaman çıkarılma ihtimalinin olduğu, davalı (karşı davacı) nın infaz koruma memuru olarak çalıştığı 995 YTL aldığı tespit edilmiştir.
Boşanma davasında davalının tam kusurlu bulunduğu 380 YTL aldığı buna rağmen davacı lehine 100 YTL'ye hükmedildiği aradan 2 yıl geçtiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının ekonomik ve sosyal durumunda boşanmadan önceki koşullara göre olumlu yönde değişiklik olmuş maaşı artmıştır. Davacı kadının asgari ücret seviyesinde gelire sahip olması yoksulluk nafakası bağlanmasına engel kabul edilmemiştir.
Mahkemece boşanma kararı ile kurulan dengenin korunması; nafaka miktarının uygun bir miktarda artırılması, nafakanın kaldırılmasına ilişkin karşı davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy