(2004 S. K. m. 257, 258)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 17.434.79 YTL alacağın ihtiyati hacizin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, mahkemece verilmiş olan tedbir nafakası kararını takibe koyduğunu, davalıya ulaşmanın ve tebligat yaptırmanın mümkün olmadığını öne sürerek, borcu ödememekte direnen davalı/borçlunun borcu karşılayacak miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece İİK.257.maddesindeki koşulların oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talebinde, ancak o para alacağının alacaklısı bulunabilir.
İcra İflas Kanununun 257.maddesi gereğince, muaccel alacaklarda ihtiyati haciz talep edilebilmesi için öncelikle alacağın muaccel olması, ayrıca rehin ile de temin edilememiş olması gerekmektedir. Alacaklının, alacağı ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında, mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. (İİK.md.258/1). Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterlidir.
Mahkemenin ispat sınırını aşan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verebilmesi için, alacaklının bir senet, bir sözleşme veya hiç değilse yazılı delil başlangıcı teşkil edecek bir belge göstermesi gerekir.
Dava konusu olayda Antalya 2.Aile Mahkemesinin 2006/1271 E-2007/1295 K.sayılı kararı ile tedbir nafakasına hükmedilmiştir (19.11.2007). Davacı 3.9.2008 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Öyle ise, mahkemece yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek davacının alacağının muaccel bir alacak olup, bu alacağın varlığına delalet edecek belgenin de sunulduğu dikkate alınarak (İİK 257/1, 2.md.), yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy