(4721 S. K. m. 327, 328, 329)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili tarafların evlendikleri günden bu yana geçimsiz olduklarını, davalının 2005 yılında davacıyı ve çocuğunu zorla alıkoyduğunu, savcılık kanalıyla kurtarıldıklarını ve bu konuyla ilgili olarak davalı hakkında dava açıldığını, davalının davacıya zorla açtırdığı boşanma davasının müvekkilinin feragati neticesinde red edildiğini belirterek davacı için aylık 400.00 YTL, çocuk için aylık 200.00 YTL tedbir nafakası ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı iddiaların asılsız olduğunu, davacının daha önce açmış olduğu boşanma davasından feragat ettiğini, kendisinin geçimini zor temin ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddiaların ve tanık beyanlarının boşanma davasına konu edilip feragat nedeniyle redle sonuçlanan dosya kapsamındaki olaylara dayandırıldığı, yeni bir vakıanın ileri sürülmediği, boşanma davasında verilen red kararının kesin hüküm olduğu davacının ayrı yaşamakta haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK'nun 327/1 maddesine göre, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından sağlanır.
Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK.md.328/1).
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK.md.329/1).
Somut olayda, davacı annenin ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlayamamış olması, fiilen kendi yanında bulunan müşterek çocuk için nafaka takdirini engellemez. Çocuklar yönünden ayrı yaşamada haklılık olgusundan ziyade fiilen kimin yanında kaldıkları önemlidir.
O halde mahkemece; çocuk yönünden de ihtiyaçlarını karşılayacak ve tarafların geliri ile de orantılı olacak şekilde "hakkaniyete" uygun miktarda nafakaya hükmolunması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tamamının reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy