(2004 S. K. m. 72) (4787 S. K. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde 1750 YTL borçlu olmadığının tesbiti ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının davalı eski eşine müşterek çocuklarından dolayı iştirak nafakası ödediğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine nafaka borcunun tahsili amacı ile icra takibi yapıldığını, ancak davacının davalıya bu borç nedeni ile elden 1000 YTL. ödeme yaptığını, ayrıca 6 ay süre ile eylemli olarak çocuklarının yanında kaldığını, bu süreye tekabül eden nafakanın 750 YTL. olduğunu beyan ederek, davacının davalıya 1750 YTL. nafaka borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinin 1. bendinde 22.11.2001 tarihli 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerde aile mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin hüküm mevcuttur.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile işin esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy