(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 3.000,00 YTL alacağın istirdadı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 2.827,39 YTL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; Elazığ 1.Asliye Hukuk mahkemesinin 30.07.2002 tarih 2002/112-568 Esas ve karar sayılı ilamı ile müvekkilinin davalı G. C.'a dava tarihinden itibaren aylık 250 TL. nafaka ödemesine hükmedildiğini, ilama dayalı olarak birikmiş nafaka alacağı için müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takip yapılırken hem hesap hatası yapıldığını, hem de mahkemece faize hükmedilmediği halde, hükme aykırı olarak dava tarihinden itibaren faiz işletildiğini, nafaka kararının temyiz edilmesi neticesinde 250 TL olarak bağlanan nafaka miktarının Yargıtay'ca 200 TL'ye indirilmesine ve durumun davalı tarafından bilinmesine rağmen kötü niyetli olarak Yargıtay kararının icraya verilmeyip gerekli düzeltme sağlanmadan karardaki 250 TL üzerinden nafaka kesintisine devam edilerek müvekkilinden fazla para tahsil edildiğini, bu nedenle fazladan ödenmiş bulunan 3.000 TL.nin her ay ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesine göre: 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler, 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, kanunlarla verilen diğer görevler kapsamına giren dava ve işlere (TMK.118-494.maddelerinde belirtilen) Aile Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır.
İcra İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat davası genel hükümlere tabidir.
O halde, davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, öncelikle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy