(4721 S. K. m. 182, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, önceki iştirak nafakasının 200 TL'den 450 TL'ye yükseltilmesi istenilmiş; mahkemece tarafların boşanmasına ilişkin ilamda nafakanın 350 TL alacağı yönündeki sulhun de onandığı böylece dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle istemin tümüyle reddine karar verilmiştir.
TMK.'nun 182/2. maddesine göre, boşanma veya ayrılık halinde, velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup tarafların iradesine tabi kılınmamıştır. Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler (TMK. md.331). Bu nedenle nafaka, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile sonradan değiştirilebilir.
Davacı, mevcut iştirak nafakasının bile davalı tarafça ödenmediğini ve artırılması gerektiğini ileri sürerek dava açtığına göre durumun değişmediğinin tespiti ve buna göre nafaka takdir edilmesi isteminde hukuki yararı bulunmaktadır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları; küçüğün yaşı, sağlık, eğitim vs. ihtiyaçlarındaki artış oranında etkilenip değiştiğinden, protokolle artışı sulhle belirlenen nafaka miktarının yeterli olup olmadığı da tartışılıp hakkaniyet ölçüsünde önceki 200 TL nafakanın artırılarak hüküm altına alınması gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy