(4721 S. K. m. 4, 995)
Dava: Dava dilekçesinde 6160 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davada, kuzey Ankara girişi kentsel dönüşüm projesi kapsamında kamulaştırılan alan üzerinde binası bulunan hak sahiplerinden isteyene kira, isteyene de lojman tahsisi yapıldığı, davalının gerekli şartları taşımadığı durumda lojmana yerleştirildiği, böylece 24.11.2005-21.04.2008 tarihleri arası haksız işgal sebebiyle 6160,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiş; mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, ecrimisil; kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden ödemek zorunda bulunduğu bir tür (haksız fiil) tazminatıdır (TMK. md.995).
Somut olayda, proje kapsamındaki hak sahipleri davacı idare tarafından belirlenip ilgililerin talebi de gözetilerek kira ya da lojman verilmek suretiyle meskenlerinden taşınmak durumunda bırakılmış, bu kapsamda davalı da gecekondu sahibi olarak lojman talebinde bulunmuş ve davacı idarece lojmana bedelsiz olarak oturtulmuş, sonrasında davalının hak sahipliğini ispat edemediği (2000 yılı öncesi kapı numarası kağıdı ve vergi makbuzunu ibraz edemediği) gerekçesiyle lojmandan tahliyesi istenip nihayetinde lojmandan çıkartılmış ve fuzuli şagil olduğu iddiası ile ecrimisil istemiyle işbu dava açılmıştır. Olayın bu gerçekleşme şekline göre hak sahipliğini belirleme yükümlülüğü baştan itibaren davacı Büyükşehir Belediyesinde olup, eksik araştırma sebebiyle davalının lojmandan yararlanmaması gerektiği durumda lojman tahsis edilip gecekondusu yıkılarak lojmanda oturması sağlandığına göre, davalının kötüniyetli olmadığı rızaya dayalı bir kullanım bulunduğu böylece, belediyenin kendi kusuruna dayanarak ecrimisil talep edemeyeceği ecrimisil koşullarının, TMK'nun 4. maddesi de gözetildiğinde (hakkaniyet ilkesi gereğince) oluşmadığı değerlendirilmeden istemin kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy