(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Dava dilekçesinde 3.200 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 15.12.2007 başlangıç günlü kira akdi ile kiracı olduğunu, davacıya haber vermeden akdi tek taraflı feshedip 15.4.2008 gününde taşınmazı tahliye ettiğini, bu sebeple geri kalan 8 aylık kira bedeli 3.200 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı cevabında, eşinin tayini çıkması sebebiyle 15.4.2008 gününde taşınmazı tahliye ettiğini, tahliye edeceğini davacıya söylediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davalının sözleşme sona ermeden tahliye etmesi ve tahliyeden önce en az 3 ay önceden davacıya bildirim yapmadığından bahisle davanın kabulü ile geri kalan 8 aylık kira bedeli 3.200 TL'in davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında düzenlenen 15.12.2007 başlangıç günlü ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi gereğince davalının kiracı bulunduğu taşınmazı 15.4.2008 gününde tahliye ettiği ve aylık kiranın 400 TL bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı kiracının kira süresi bitmeden kiralananı 15.4.2008 gününde tahliye etmesi, sözleşmenin hukuken feshedilmiş olduğu anlamına gelmez. Kural olarak davalı kiracı sözleşme ile bağlıdır ve kira parasından sorumludur.
Davalının kiralananı tek taraflı olarak tahliye etmesi haklı fesih değil, sözleşmeye aykırı davranış sayılır ve kiralayanın bu yüzden uğradığı zararı tazmin ile sorumludur. Ancak bu halde davacı kiralayanın da zararın artmasına sebebiyet vermemesi gerekir. Davacının davalı tarafından kiralananı tahliye ettiğini öğrendiği tarihten itibaren BK'nun 98. maddesi ile 44. maddesi gereğince zararın artmaması için gerekli çabayı göstermek zorundadır.
Bu halde davacının tahliyeyi öğrendiği tarihten itibaren aynı kira parası ile ne kadar sürede taşınmazı kiraya verebileceği hususu bilirkişi aracılığı ile saptanarak oluşacak sonuca göre taşınmazın boş kaldığı ayların kira parası yönünden karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy