(2577 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde 4055 lira alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacıya ait kurumda programcı olarak görev yaptığını, davalıya ek ödemeye ilişkin usul ve esaslara aykırı olarak 4055 TL. fazla ödeme yapıldığını beyan ederek, bu ödemenin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ve bu nedenle de idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
İdarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesinde hangi davaların idari yargı yerinde görüleceği belirtilmiştir.
Davalı, gerçek kişidir. Gerçek kişiler aleyhine de idari yargı mercilerinde dava açılamaz. Davacı belediye, özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan hakkına dayalı olarak istemde bulunduğundan uyuşmazlığın özel hukuk hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Eldeki dava 2577 Sayılı Yasa'nın 2. maddesinde sayılan davalardan olmadığından işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy