(1086 S. K. m. 288, 289, 290, 291)
Dava: Dava dilekçesinde 6.588,53 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davalının, davacıdan satınaldığı parke taşlarını, davalının gönderdiği dava dışı Alaattin Belediyesine ait araca yükleyerek davacı tarafça teslim edildiğini, birkaç posta halinde alınan taşların, cami bahçesi ve avlusunda kullanıldığını, 24.3.2009 tarihli faturanın davalıya gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek 6.588,53 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, dernek olarak kendilerinin taş almadığını, taşları çevre düzenlemesini yapan Alaattin Belediye Başkanlığının aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; miktar itibariyle senetle ispat zorunluğu bulunan davada, davacının fatura ibraz ettiği, davalının fatura bedelini ödediğine dair delil sunmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalı savunmasında ve faturaya itirazında; parke taşı alımıyla ilgili derneğin davacıya herhangi bir siparişi olmadığını ve faturadaki malları teslim almadığını belirtmiştir. Davacı tanığı beyanında; Alaattin Belediyesinde şoför olduğunu, belediye başkanının talimatı üzerine taşları belediye adına aldığını, teslim tutanağındaki imzanın kendisine ait olduğunu, taşların bir kısmını caminin bahçesine döktüğünü ifade etmiştir.
Davalı akti ilişkiyi reddetmiş olup, fatura taraflar arasındaki sözleşmenin varlığını ispat için yeterli değildir. Davanın taraflar arasındaki akti ilişkinin varlığını ispat etmesi halinde davalının borçtan sorumlu olacağı ve akti ilişki usulünce kanıtlanmadığı halde faturanın delil olarak kabulü ve sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy