(4721 S. K. m. 596) (7201 S. K. m. 20, 21, 28)
Dava: Dava dilekçesinde vasiyetnamenin açılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm mirasçı S. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.
Karar: Davada; vasiyetçi K.'nın Erbaa Noterliği'nce 04.03.2004 tarih ve 1552 yevmiye nolu resmi şekilde düzenlenen vasiyetnamesinin açılıp okunması istenmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm mirasçılardan Seher tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 596/1. maddesinde; Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi tarafından açılır ve ilgililere okunur hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında da Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır hükmü yer almaktadır.
Tebligat Yasası'nın 20, 21 ve özellikle tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.
Somut olayda, mirasçılardan temyiz eden S.'e çıkartılan tebligat anılan madde hükmüne göre yapılmış ise de; posta memuru tarafından isim ve imzadan imtina eden komşuya haber verildiği şerhedilmiştir. Bu durumda adreste bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. TMK'nun 596/2. maddesi gereği olarak mirasbırakanın mirasçılarına usulüne uygun çağrı (davetiye) belgesi gönderilmediği anlaşılmakla, mahkemece, mirasçıların yokluğunda yasa hükümlerine aykırı şekilde vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy