(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 5.406 TL'lık takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacıların, davalı kooperatiften kredi aldıklarını ve birbirlerine kefil olduklarını, 980 TL. ana para ve 4426 TL. faiz olmak üzere davalı tarafından davacılar aleyhine icra takibi yapıldığını, beyan ederek, davacıların icra takibinde belirtilen miktarda ya da hiç borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davacıların borçlarının olmadığını ispat edemedikleri, yürütülen faize itirazın icra tetkik merciinde dava konusu olabileceği, faiz tespitinin mahkemeden istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacıların davalı kooperatife ana borç ve faiz borçlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Buna göre de, dava borç bulunmadığının tespiti niteliğinde olup, genel mahkemelerde inceleme konusu yapılabilecektir.
Öyle ise mahkemece, davacının davalıya borcu ve bu borcun faiz tutarı konusunda bilirkişiden rapor alınıp, ya da dosyadaki mevcut rapor değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy