(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde 25.7.2004 günlü site genel kurul kararlarının iptali ile yok hükmünde olduğunun tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davada, birden fazla parsel üzerinde kurulu siteye ilişkin 25.4.2004 günlü genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tesbiti ile iptali istenilmiş; mahkemece eda davası açılacak durumda tespit davası açılamayacağı, eda davasında işbu hususların ileri sürülebileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 8/II maddesine göre dava edilen şeyin değerine bakılmaksızın sulh mahkemesinin görevli bulunduğu davaları sınırlı ve s. olarak belirtmiş olup bu kapsamda; kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, aktin feshi yahut (kira) tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ile bunlara karşılık olarak açılan davaları görev kapsamında değerlendirmiştir. Dolayısı ile davacının tesbit-iptal davası (genel kurul kararının değeri de belirlenemeyeceğinden) Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp karara bağlanması gerekir. Davacının ayrıca eda davası açması mahkemenin işbu uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı vermesine engel değildir. Görev hususu kamu düzenine ait olup yargılamanın bütün aşamalarında resen gözetilecek bir husustur. Bu sebeple mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında red kararı vermesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy