(2004 S. K. m. 67) (5521 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde 3350 lira alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davalı (işçinin) işten ayrıldığı halde daha önce kendisine ödenen avansı iade etmediği gibi icra takibine de itiraz ettiği ileri sürülerek itirazın iptali istenilmiş, mahkemece, ödeme makbuzundaki imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunan dönemde avans olarak davalıya ödendiği ve davalının da işten ayrılması nedeniyle iadesi gerektiği ileri sürülen alacağa ilişkin uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler değil, iş mahkemesi görevli bulunmaktadır. Bu nedenlerle davaya iş mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy