(4721 S. K. m. 182)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 20.07.2009 tarihli dilekçesinde, tarafların boşandıklarını, velayeti davacı anneye verilen 2 müşterek çocuk için hükmedilen aylık 50'şer TL iştirak nafakasının artırılarak 2 çocuk için ayrı ayrı aylık 300 TL nafakaya hükmedilmesi istenilmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamış, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davalının boşanma davasında nafaka bağlandıktan sonra maddi sıkıntıya girdiği, sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkulü bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TMK'nun 182/2.md. göre velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
14.06.2007 tarihinde açılan davada, kararın kesinleşme tarihinden (16.09.2008) itibaren 50 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
Yukarıdaki davanın açıldığı tarihten itibaren geçen süre, bu sürede paranın alım gücünün düşmesi ve çocukların artan ihtiyaçları ile davalının gelirini nafakanın miktarının tayinde göz önünde bulundurulacağı, çocuklara bakım yükümlüğünün devam ettiği de nazara alınarak, iştirak nafakasının uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy