(4721 S. K. m. 4, 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davalının çalışmaya başladığı, düzenli maaş aldığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek, davalı lehine hükmedilen aylık 150 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece, davalının davacıdan daha fazla gelir elde ettiği ve yoksulluk durumunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 176. maddesine göre yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın kaldırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Somut olayda, davalının 01.02.2010 tarihinden itibaren bir şirkette 1.257,15 TL maaşla çalışmaya başladığı sabit ise de yaptığı işin düzenli ve sabit bir iş olup olmadığı araştırılmamıştır.
Davalının çalışması sonucunda mali durumunun olumlu yönde değiştiği dikkate alınarak ve Medeni Kanundaki düzenleme itibariyle kaldırıldığı takdirde yeniden nafaka bağlanması olanağının bulunmadığı hususu değerlendirilerek nafakanın TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bir oranda indirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nafakanın tümden kaldırılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy