(2330 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 275) (YHGK. 23.02.2005 T. 2005/4-61 E. 2005/95 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 3.738,96 TL nakdi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan A. G. tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davada, davalıların etkin direnmede bulunduğu dava dışı polis memurlarına davacı idare tarafından 2330 s.kanun gereği ödenmiş bulunan nakdi tazminatın rücuen tahsili istenilmiş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, haksız fiil 12.02.2005 gününde gerçekleşmiş olup, tazminat İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü nakdi tazminat komisyonunun 13.07.2006 tarihli kararıyla, (karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığına göre) tespit edilmiştir. 2330 s.yasanın 3. md. uyarınca güvenlik görevlilerinin hizmet sebebi ile uğradıkları zararın belirlenmesinde tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarı esas alınmaktadır.
Ancak, HGK'nun 23.02.2005 gün, 2005/4-61 E-95 K. s. ilamında da benimsendiği gibi, nakdi tazminata konu olayda zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başlayacağından, idarenin davalıya rücu edebileceği tazminatın haksız eylem tarihindeki miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekirken, olay gününden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın, rücuen tahsiline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Dolayısıyla idarece rücu edilecek nakdi tazminatın hesabında, haksız fiil tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının esas alınması gerekir.
Mahkemece, haksız fiil tarihindeki nakdi tazminata esas aylık ilgili birimlerden sorulup buna göre nakdi tazminatın ehil bilirkişi vasıtasıyla hesaplanıp belirlenen miktarın hüküm altına alınması gerekirken, Emniyet Genel Müdürlüğü nakdi tazminat komisyonunun karar tarihi olan 13.07.2006 tarihi itibariyle hesaplanan ve talep edilen miktarın hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy