(818 S. K. m. 488) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 5.688,89 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, davalıların dava dışı Nermin tarafından kullanılan kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olduğunu ve borcun asıl borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle Kooperatif tarafından ödendiğini ileri sürerek 5.688,89 TL için yapılan takibe vaki haksız itirazın iptali istenilmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece, BK 488. maddesi hükmü gereğince davalıların 1/3 oranında sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davanın taraflarının dava dışı üçüncü şahsın bankadan aldığı kredinin müteselsil kefili oldukları çekişmesizdir. Borçlar Kanununun 488. maddesi uyarınca birlikte kefalette kefillerden her biri kendi hisseleri miktarınca adi kefil gibi, diğerlerinin hisseleri hakkında da kefile kefil sıfatıyla sorumludurlar. Kefalet asıl borçlu ve kefiller arasında müteselsil ise; kefillerden her biri borcun tamamından sorumlu olup, bir kefil diğer kefile ancak onun hissesi oranında rücu hakkına sahiptir.
Somut olayda ise, kredi borcunun davacı SS. C... Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi tarafından ödenmesi halinde, davalı kefiller ve asıl borçlu tarafından kredi başvurusu sırasında düzenlenen taahhütname gereğince borcun tamamının hiçbir ihtara gerek kalmaksızın faiz ve fer'ileri ile birlikte kooperatife ödeneceği belirtilmiştir.
O halde mahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri gereğince davalıların kooperatif tarafından ödenen borcun tamamından sorumlu oldukları düşünülmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy