(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 1.800,00 liralık takibe itirazın iptali, %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesi ile davalı A. N. K.'den olan alacağının tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında verdiği 10.2.2009 tarihli dilekçe ile davalının öldüğünü yeni öğrendiklerini beyanla mirasçılarının davaya dahil edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının mirasçıları davaya dahil edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
Davalı A. N. K. 6.9.2008 tarihinde ölmüş olup iş bu davanın tarihi ise 27.10.2008'dir. Dava tarihinde ölü olan şahıs hakkında dava açılamayacağı ve sonradan mirasçıları davaya dahil edilerek taraf sıfatına sokulamayacağı gözetilmeden (1.6.1978 gün ve 1978/4-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı) mirasçıları yönünden usule ilişkin olarak davanın reddi yerine esastan kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy