(2004 S. K. m. 33) (1086 S. K. m. 187)
Dava: Dava dilekçesinde 2.360 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın derdestlik nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı idare vekili 09.02.2009 tarihli dava dilekçesinde, Bursa Kamil Ocak stadyumunda saha içinde 18 adet reklam panosunun davalı tarafından kiralandığını, kira bedeli karşılığında keşide edilen 4.694 TL'lik çekin bakiye 2. taksidi 2.360 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafından Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/2049 E. sayılı dava dosyası ile aynı talebe ilişkin dava açıldığını belirterek derdestlik ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemece; aynı konuda açılmış derdest bir davanın bulunması nedeniyle davacının bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığından bahisle derdestlik itirazı gereğince davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Derdestlik ilk itirazına konu edilen Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/2049 E. sayılı dava dosyasında, dava konusu 10.02.1999 keşide tarihli çekin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sonucunda, İcra Hukuk Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkin 18.09.2008 tarihli kararına dayanılarak İİK.nun 33/a-2. maddesi gereğince genel mahkemede 31.10.2008 tarihinde açılan davada kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan takibin zamanaşımına uğramadığının ve asıl alacağın Borçlar Kanunu hükümlerine göre zamanaşımına uğramadığının tespiti talep edilmiş, mahkemece; (bu dava tarihinden sonra) 16.06.2009 tarihli ilamı ile davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve hüküm onama kararı ile kesinleşmiştir.
HUMK.nun 187/4. maddesinde derdestlik ilk itirazı İkame olunan davanın diğer bir mahkemede derdesti ruyet bulunduğu iddiası olarak açıklanmıştır.
Buna göre, derdestlik için üç şart gerekir. 1-Aynı davanın iki kere açılmış olması, 2-Birinci davanın görülmekte olması, 3-Birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartı aranır. İki davanın aynı dava olmasından kastedilen, tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebinin ise, hukuki sebepler değil, davanın dayanağını oluşturan vakıaların (olayların) aynı olması gerekir.
Davada, kira bedeli karşılığında verilen 4.694 TL bedelli, 10.02.1999 keşide tarihli çekin 2. taksidi bakiye 2.360 TL alacağın tahsili talep edilmiş, birinci davada ise söz konusu çekin zamanaşımına uğramadığının tespiti istenilmiştir.
Bu durumda her iki davanın dayandığı maddi ve hukuki vakıaların farklı olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece; davanın esası hakkında taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy