(4726 S. K. m. 48)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 1150 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Bulgaristan'dan zorunlu göç ile gelerek Türk Vatandaşı olduğunu, Devlet Bakanlığı marifetiyle Bursa İlinde inşa edilen göçmen konutlarından edinmek amacıyla 1991 yılında müracaatta bulunarak 2.500.000 (2,5-TL.)yi Emlak Bankasına yatırdığını, halen konut tahsisi yapılmadığını, paranın da iade edilmediğini ileri sürerek 1991 yılında yatırılan 2,5-TL. nın fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak dava tarihi itibariyle karşılığı olan şimdilik 1150 TL alacağın davalıdan tahsil istenilmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davalının davacı idareden 2146 TL alacaklı olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 1150 TL üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1150 TL'nin davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
12.12.2001 tarihli 4726 sayılı 2002 yılı mali yılı Bütçe Kanunun 48. maddesine dayanılarak çıkartılan Maliye Bakanlığı 260 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğine göre, Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulup daha sonra Türk Vatandaşlığına alınan kişilerden göçmen konutlarına müracaat edip parasını yatırdıkları halde, inşa olunan konutlardan hak sahibi olamamış ve parası iade edilmemiş olanların mağduriyetlerinin giderilmesi için, bu kişilerin kurdukları kooperatiflere mülkiyeti Hazine ye ait arsa ve arazilerin yatırılmış olan konut müracaat bedeline mahsuben (ilave bedel alınmaksızın) arsa tahsisi yapılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, yukarıda bahsi geçen Milli Emlak Genel Tebliğine göre; bu kişilerin kurdukları ve davacının da üyesi bulunduğu kooperatif bulunup bulunmadığı ve bu kooperatife davacının alacağına karşılık Hazine arazisinden ilave bedel almaksızın (dava edilen 1991 yılında davacı tarafından yatırılan bedele mahsuben) davacıya arsa tahsis edilip edilmediği araştırılarak bunun sonucunda da davacının alacağı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy