(1086 S. K. m. 428) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde kiralananın tahliyesiyle 1.000 TL alacağın, ıslah ile de 56.119,11 TL kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kira alacağı yönünden kabulü, tahliye istemi yönünden ise konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, davalı kiracının 2007 yılı Şubat, Mart ve Nisan ayı kira bedellerini ödemediği, sözleşmenin özel şartlar 4. maddesinde aynı dönem içinde kira bedelinin iki ay ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan dönem kirasının sonuna kadar ki kiraların muaccel hale geleceği ve bu halin taşınmazın tahliyesi sebebi olacağının kararlaştırıldığı ileri sürülerek, bu şart sebebiyle tahliye koşulu oluştuğundan kiralananın tahliyesiyle birlikte fazlaya ait hakların saklı tutularak muaccel hale gelen kira alacağından 1.000 TL'nin, ıslah ile de 56.119,11 TL alacağın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece tahliye istemi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, alacak isteminin ise ıslah edilmiş şekliyle kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, yanlar arasındaki kira sözleşmesi 1.1.2003 başlangıç günlü olup, 8 yıl sürelidir. Mahkemece ödenmeyen aylar kirası sebebiyle sözleşme süresinin sonuna kadar ki yani 31.12.2011 gününe kadar ki kira bedellerinin muaccel hale geleceği kabul edilip, sözleşmedeki artış koşulu da dikkate alınarak kalan aylar kira bedeli hesaplanıp toplam 56.119,11 TL alacağın tahsiline karar verilmiştir.
Sözleşmenin 4. maddesinde aynı dönem içinde kira bedelinin iki ay ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan, dönem kirasının sonuna kadar olan kira bedelleri muacelliyet kesbedeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise yıllık kira artış oranı DİE olarak artırılacak hükmü yer almaktadır. O durumda sözleşme hükmünden anlaşılması gereken ödenmeyen ayların ilişkin olduğu yıl sonuna kadar ki dönemdir. Kaldı ki; kiralananın tahliye edildiği mahkemece de kabul edilmiş olup, kiralananı süresinden önce boşaltan kiracı taşınmazı kullanmadığı ayların kirasından muaccelliyet şartı sebebiyle sorumlu tutulamaz. Zira sözleşmede muaccel olması ön görülen alacak kira bedelidir. Kira bedeli ise kiralananın kullanılmasının karşılığıdır. Bu sebeple kiralananı boşaltan kiracının tahliye ettiği tarihe kadar ki kira borcu ile, tahliyeden sonra kiralananın yeniden kiraya verilebileceği süre içindeki zarardan (daha fazla bir zarar ispat edilmediği takdirde o sürenin kira parası kadar olan zarardan) sorumlu olacağı gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy