(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 35.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davada, davalı yapı kooperatifinin, belediye sınırları içerisindeki kamuya ilişkin yola tecavüzlü olarak çevre duvarı inşa ettiği ileri sürülerek ecrimisil istenilmiş; mahkemece, yola tecavüzlü kısmın 12.50 m² olduğu, bu yerin arsa niteliği itibariyle gelir getirici niteliğinin bulunmadığı ve davalı tarafında herhangi bir gelir elde etmediği, böylece ecrimisil koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak ecrimisil, kötüniyetli zilyedin hak sahibine ödemekle yükümlü bulunduğu bir tür haksız fiil tazminatıdır.
Somut olayda, dava konusu taşkın inşaatın yola kısmen de olsa tecavüzlü bulunduğu tesbit edildiğine ve bu yapıdan davalı tarafın yararlandığı çekişmesiz bulunduğuna göre, arsa kira getirisi üzerinden yukarda belirtilen kanuni düzenlemelere uygun ecrimisil belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy